Stanford Hapishane Deneyi Hakkında İlginç Bilgiler

Stanford Hapishane Deneyi Hakkında İlginç Bilgiler13 min


142
83 shares, 142 points

Yer: Stanford Üniversitesi

Deney: İnsanların Kendilerine Verilen Rollere Uyum Süreci

Deneyi Yöneten: Philip Zimbardo

İşbirlikçiler: Palo Alto Polis Merkezi, Stanford Üniversitesi

Deney Gönüllüleri: Stanford Öğrencleri

Tarih: 1971

Roller: Mahkum, Gardiyan, Hapishane Müdürü

Özet: Stranford Üniversite’sinde bulunan öğrenciler ile Sosyal Psikolog Philip Zimbardo tarafından oluşturulan bir hapishane deneyi. Bu deney ile insanların kendisine verilen rolleri ne kadar sürede kabullendiği, duygu ve düşüncelerinin nasıl değiştiğini gözlemlemek amaçlanmıştır. Palo Alto Polis Merkezi’nin de destekleri ile similasyon merkezi olarak Stanford Üniversite’si seçilmiştir. Stranford Üniversitesi’nin zemin katına yapay hapishane kurulmutur. Mahkum rolündeki öğrenciler eyalet mahkemesinde yargılanmıştır. Deneyin süresi 14 gün olarak belirlenmiş fakat bir başka profesörün olayların çığırından çıktığını farketmesi ile 6 gün sonra sonlandırılmıştır.

Stanford Hapishane Deneyi Hakkında İlginç Bilgiler
Stanford Hapishane Deneyi Hakkında İlginç Bilgiler

Deneyin Başlangıcı

Sosyal bir psikolog olan Philip Zimbardo insanların kendilerine biçilen sosyal rolleri nasıl kabullendiğini merak ediyordu. Bunu anlamak için bir deney yapmayı uzun zamandır planlıyor fakat nasıl gerçekleşeceğini bulamıyordu. Philip Zimbardo birkaç ay sonra bunun için en güzel deneyin hapishane ile olabileceğini anladı. Tamamiyle iki zıt davranış mevcut olacak bu sayede günlük rutin yaşantı süren insanların ne kadar sürede değişebileceğini ve kendilerine biçilen rolleri kabullenebileceğini görecekti. Bunun için öncelikle fakülte yetkilileri ile görüşülerek izin alındı. Deneyin tamamen gerçekçi olması amacıyla Palo Alto polis merkezi ile de görüşülerek similasyon için müsade alındı. Ayrıyetten hiçbirşeyden haberi olmayan öğrencileri resmi polis ekipleri tutuklayacaktı. Elbette öğrenciler bunu biliyordu, aynı zamanda bilmiyordu da.

Philip Zimbardo deneye gönüllü olarak katılacak öğrenciler ile bir görüşme yaptı. Öğrencilere deney süresinin 14 gün olduğunu ve her öğrencinin 1 gün başına 85$ alacağını söyledi. Bunun üzerine yoğun bir başvuru olsa da Philip Zimbardo sadece 24 kişilik tamamı erkeklerden oluşan bir ekip kurdu. Bu ekibin yarısı gardiyan diğer yarısı ise mahkum olacaktı. Burada amaçlanan şey güçlenen bir kişinin tavırlarında ki değişimleri gözlemek için gardiyan rolü, ezilmeye başlayan ve yavaş yavaş bir hiç olan insanların değişim süreçlerini gözlemek içinse mahkum rolü vermekti. Öğrenciler 12li gruplar olmak üzere ikiye ayrıldı. Fakat hangilerinin mahkum olacağı hangilerinin gardiyan olacağı öğrencilere bildirilmemişti. Ayrıca hiçbir öğrenciye deneyin başlangıç tarihi belirtilmemiş ve deneyin başlangıcının nasıl olacağı anlatılmamıştı. Tamamı gerekli belge ve evrakları polis ve fakülte yönetimi nezdinde imzaladıktan sonra evlerine dağıldılar. Philip Zimbardo öğrencilerin akıllarında çok fazla deneyle ilgili düşünce olduğu için birkaç gün içinde hızlı bir deney başlangıcı yapmak istemedi. Öncelikle deney ile ilgili fikirlerini ve düşüncelerini unutmalarını bekledi. Bu sayede tutuklanmalar sırasında verecekleri tepkiler daha gerçekçi olacaktı. Ayrıca Philip Zimbardo öğrencilere yaptığı konuşmada gardiyanların fiziksel şiddete başvurmadan olabildikleri kadar sert olmaları gerektiğini söylemişti. Bu sayede günlük rutin hayatını sürdüren naif bir insanın kendisine izin ve imkanlar verilirse ne kadar sürede değişim göstererek sert bir insana dönüşeceğini gözlemleyecekti. Mahkumlar için ise gardiyanların her sözünü dinleme emri verildi. Mahkumların söz dinlememe durumları yasaktı. Elbette mahkumlar isyan edebilirdi lakin bu da zaten deneyin yapılma amacıydı. Acaba mahkum olan öğrenciler ne kadar sürede isyan edecek veya ne kadar sürede kendilerine yapılan kaba davranışları kabullenen bir yapıya bürüneceklerdi. Kayıt altına alınan bazı görüntülerde Philip Zimbardo öğrencilere gardiyan rolünü üstlenecekler ile ilgili olarak şöyle konuşuyordu;

“Mahkumlar üzerinde can sıkıntısı hissi yaratabilirsiniz, bir dereceye kadar korku yaratabilirsiniz ve onların hayatlarını tamamen rastgele güçler tarafından, sistem tarafından, sizler ve bizler tarafından kontrol edildiği hissine kapılmalarını sağlayabilirsiniz. Ve kesinlikle özel hayatları olmayacak. Onların bireyselliklerini çeşitli yollarla ellerinden alacağız. Genellikle bunun sonucunda, kendilerini güçsüz hissederler, bunu bekliyoruz. Yani bunun sonucunda, biz tüm güce sahip olacağız, onlarsa hiçbir güce…”

Bu amaçlar hedefinde gardiyanlara birer aynalı güneş gözlüğü dağıtılacaktı. Bunun amacı mahkumlar ve gardiyanların göz göze gelmemesiydi. Göz göze gelinin durumlarda kişilerin her zaman vicdanı ve merhamet devreye girer. Philip Zimbardo bir Sosyal Psikolog olduğu için bunu önceden biliyordu ve gerekli önlemleri almıştı. Ayrıca kendisi de hapishane müdürü rolü ile deneyin başında bulunacak hem gardiyanlarla hemde mahkumlarla özel olarak ilgilenecekti. Gardiyanların gece mesai bitiminden sonra eve gitmesi serbestti. Dünya genelinde hiçbir gardiyan hapishanede kalmadığı için böyle olması uygun bulunmuştu. Öğrencilerin tamamen gardiyan hissine kapılmaları amaçlanıyordu.

Deney başangıcı bir gece yarısı ansızın yapıldı. Kendilerinin gardiyan mı mahkum mu olacağını bilmeyen öğrenciler arasından mahkum olarak seçilenler Palo Alto polis ekipleri tarafından yaka paça gözatlına alınarak kelepçelendi ve polis arabaları ile polis merkezine getirildiler. Hepsi aynı yöntem ile evlerinden toplanmıştı. Gardiyan olanlar  ise yine aynı şekilde araçlarla düzgün bir şekilde evlerinden alınmış ve Stanford Üniversitesi zemin katı hapishane bölümüne getirilmişlerdi. Philip Zimbardo gardiyan rolünde olacak olan öğrencileri hapishane müdürü kıyafeti ile burada bekliyordu. Öğrencilere gardiyan rolü için tamamı orjinal elbiseler dağıtıldı. Bunlara ek olarak birer aynalı gözlük ve ellerine uzun ahşaptan yapılma sopalar verildi. Hem kendilerinin fiziksel şiddet dışında tamamiyle güce sahip olduklarını hissetmeleri ve bu durumca neler yapabileceklerini görmek amaçlanıyor hemde mahkumların bu manzara karşısında vereceği tepkileri incelemek amaçlanıyordu.  Bu sırada mahkumlar Palo Alto polis merkezinde silahlı soygun suçu ile suçlanıyorlardı. Tamamına bir mahkum muamelesi yapılarak tüm prosedürler uygulandı. Fotoğrafları çekildi ve parmak izleri alındı. Tüm bu karakol işlemlerinin ardından cezaevi nakliye aracına bindirildiler ve Stanford Üniversitesi Hapishane’sine bu araçla getirildiler. Arka kapıdan içeriye sokulan öğrenciler tamamen hapishane görünümü verilmiş bu alan içerisinde oldukça şaşkınlardı. Henüz ne olup bittiğini kestirmeye ve deneyin nasıl gideceğine ilişkin fikirler yürüttükleri sırada kendilerini eli sopalı olan gardiyanlar polislerden teslim aldı. Tamamına yırtık, sökük ve kirli hapishane kıyafetleri dağıtıldı. Tüm mahkumlar üçer kişilik olan hücrelere yerleştirildi. Hapishane müdürü rolünde ki Philip Zimbardo gece yarısı tüm işleri kontrol altına aldıktan sonra hapishaneden ayrılarak evine gitti. Nöbetçi olan gardiyanlar haricinde ki tüm gardiyanlarda evlerine gitti. Deneyin ikinci gününde mahkum rolünde olan bir öğrenci gardiyanların aşşağılayıcı tavırlarına ve pis hapishane hücresine dayanamayarak hücre kapısını yumruklamaya başladı. Attığı çığlık seslerini duyan Philip Zimbardo durumu fakülte yetkileleri ile görüşerek öğrencinin salınması kararını aldı. İkinci günün akşamında bu öğrenci haricinde kimsede henüz ses yoktu. İlerleyen günlerde gardiyanlar daha da sert bir tavır sergilemeye başladılar. Bu durum karşısında Philip Zimbardo fiziksel şiddet harici herşeye müsade ediyor ve gardiyan rolünde olan öğrencilerin ellerinde ki gücü kullanarak neler yapabileceklerini gözlemliyordu. Eziyet altında olan mahkumlar yemeklerini yemeyince gardiyanlar onları çırılçıplak soyarak tek başına bir hücreye atmaya başladılar. Bazılarının yatakları ve yastıkları ellerinden alınarak demir ranzalar üzerinde yatmaya mecbur kılındı. Hakaret ve aşşağılama üst seviyedeydi. Philip Zimborda olayların üst çitaya geldiğini farketse de kendisini hapishane müdürü rolüne fazla kaptırdığından dolayı olaylara sessiz kalmaya başladı. Birkaç gün içinde mahkum olan onbir öğrenci isyan hareketi başlattı. Bu isyan kalkışmasını gardiyanlar güçlükle bastırdı ve tüm mahkumları aç bırakarak yataklarını yorganlarını alıp çırılçıplak şekilde hücrelere attılar. Karanlık hücrelerde oldukça sinirli olan mahkumlardan 8612 numaralı olanının verdiği tepkileri Philip Zimbardo şöyle anlatıyor;

“8612 numaralı mahkum delice davranmaya başladı, bağırıyor, çığlık atıyor, küfrediyor ve kontrolsüz öfke nöbetleri geçiriyor. Onun gerçekten bu psikolojik durumda olduğunu kabullenmemiz epey bir zaman aldı ve sonunda onu salma kararı verdik.”

Deneyin altıncı gününde işler çığrından çıkmıştı artık. Gardiyanlar oldukça vahşi ve sadist bir hal almıştı ve mahkumlar sessizleşerek köşelerine çekilmeye başlamıştı. 6 gün içinde herkes rolünü benimsemiş ve içinde bulunduğu durumu kabullenme eğilimi göstermeye başlamıştı. Olayların geldiği durumu farkeden bir başka profesör deneyin acilen sonlandırılması gerektiğini üniversite yönetimine bildirdi. İçinde bulunduğu rol sebebiyle olayların akışını tamamen farkedemeyen Philip Zimbardo deney sonrası yaşananları akıllı bir şekilde düşününce kendisine dahi inanamadı. 6. Güne gelmeden en geç deneyin 5. Gece de sonlandırılması gerekiyordu. Fakat kendisi bu emri vermemişti. Deneyin asıl tamamlanma süresi 14 gün olmasına rağmen deney yaşananlar sebebiyle 6 gün sürebilmişti.

Gardiyan rolünde olan öğrencilerle birkaç gün sonra yapılan görüşmelerde öğrenciler diğer öğrencilere şiddet göstermekten ve aşşağılamaktan büyük haz ve keyif duyduklarını dile getirmişlerdir. Söz konusu mahkum öğrenciler ise belirli bir dönem psikolojik destek almaya mecbur kalmışlardır.

Bu deney sonuç itibariyle biz insanların ne kadar çabuk ve hızlı şekilde kendimize verilen rolü kabul ettiğimi gösteriyor. Eğer elimizde güç olursa çok çabuk vahşi bir hal alabiliyoruz. Aslında bu kökenlerimizde ve genlerimizde mevcut olan bir durum. Ama elimizde hiçbir güç yok ve üstümüzde bizi ezen bir güç var ise birkaç kez sesimizi çıkartmaya çalışıyoruz ve başımıza vurulduğunda sessizliğe bürünüp durumu kabulleniyoruz. Bu bir deney olsa da bunlar tamamiyle gerçek hayatları nitelendirmiştir. Ebu Gureyb hapishanesinde gardiyan görevi yapan ABD askerlerinin sivil Irak halkına nasıl davrandıkları tüm dünya önünde görüntülerle izlendi. Eğer elinizde güç olursa bunu kullanmaktan kesinlikle kaçınmazsınız. Elinizde güç yoksa bir süre sonra sessizliğe bürünürsünüz.

Stanford Üniversite’si Hapishane Deneyi 1971 yılına damga vurdu. Yakın dönem içerisinde buna benzer sadece birkaç deney yapılmıştı. Son olarak Philip Zimbardo hala hayattadır ve meslek hayatına devam etmektedir. TED:Talk adlı programda psikoloji üzerine pek çok konuşma yapmıştır.

 

 


Beğendin mi? Arkadaşlarınla Paylaş O Zaman!

142
83 shares, 142 points

Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün! Üzgün!
0
Üzgün!
SEVİMLİ! SEVİMLİ!
1
SEVİMLİ!
BERBAT! BERBAT!
2
BERBAT!
HOŞ DEĞİL! HOŞ DEĞİL!
1
HOŞ DEĞİL!
ÇOK HOŞ! ÇOK HOŞ!
2
ÇOK HOŞ!
KOMİK! KOMİK!
0
KOMİK!
BEĞENDİM BEĞENDİM
2
BEĞENDİM
İYİ İYİ
1
İYİ
İDARE EDER! İDARE EDER!
0
İDARE EDER!
Ceyda YILMAZ

Eğitimli ve fekat bir o kadarda başıbozuk , yaşamdan keyf almasını bilen neşeli bir tipim işte :)

0 Comments

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format